Reklamı Kapat

FİLİSTİN, KUDÜS VE GAZZE

Filistin Ortadoğunun ortasında, Kutsal toprakları bağrında saklayan, KUDÜS ve GAZZE gibi şehirlere ev sahipliği yapan bereketli hilalin bel kemiği olan bir Müslüman ülkedir. İnsanlık tarihi kadar eski bir yerleşim yeridir. Kudüs ise Filistin’in başkenti olan mübarek bir şehirdir. Kudüs bizim için üç önemli noktamızdan birisi olan kırmızı çizgimizdir. Hz. Muhammed (s); “Ziyaretler ancak üç mekâna yapılır. Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa ve benim bu mescidime...” diyerek bu üç noktayı tayin etmiştir.

Kudüs Hz. Ömer zamanında İslam topraklarına katılmıştır. Bir yer İslam topraklarına katılmışsa, kıyamete kadar orası İslam toprağıdır. El değiştirse dahi bu gerçek değişmez. Hz. Ömer’in adaletine teslim olan Kudüs’ün yerli halkı, İslam’ın hak ve adaletini, barış ve huzuru tattıkları zaman ne kadar haklı karar verdiklerini yaşayarak öğrenmişlerdir. Zira, Hz. Bilali Habeşinin Kudüs’te okuduğu ilk ezanın huzuru, kendilerine bu müjdeyi çoktan vermişti.

Kudüs kıyamete kadar Hz. Ömer’in biz Müslümanlara bir emanetidir. Bu emanete sahip çıkmak ve desteklemek, hayatımızın en büyük hedeflerinden birisi olmalıdır. Bu bizlere Hz. Muhammed (s)’in vasiyyetidir. Rasulullah’ın hizmetçisi Meymune anlatıyor: "Ey Rasulullah! Bize Mescidi Aksa hakkındaki hükmün ne olduğunu bildir" dedim. Rasulullah da şöyle buyurdu: "Orası yeniden dirilme ve dağılma yeridir. Oraya (Mescidi Aksa'ya) gidin ve içinde namaz kılın. Oradaki bir namaz başka yerdeki bin namaza bedeldir. Meymune: “Eğer oraya gidemezsek ne yapalım?” diye sordum. Rasulullah şöyle buyurdu: Eğer oraya gidemezseniz) Kandillerinde yakılmak üzere oraya zeytinyağı gönderin. Kim böyle yaparsa oraya gitmiş gibi olur." (İbn Mâce, İkâme, 196)

Kudüs ve Gazze’nin içinde bulunduğu zulüm ateşi, her bir Müslüman’ı ve vicdanı olan herkesi titretmelidir. Bu bereketli ve kutsal topraklar tarihte çok zalim gördü. Ama hepsi tarihin çöplüğüne lanetle gömüldü. Bugünün zalimleri de atalarının peşinden aynı gerçeği yaşayacaklardır. Ve 8 milyar insanın dün Ashabı Uhdud gibi sessiz seyretmesi, onları asla bu sondan beri kılmaz. Zira zulme rıza zulümdür. Yer yüzünün en kıymetli mekanları ateş çukurlarına dönmüşse, mazeretler ve kınamalar artık yetersiz demektir. Zira azgınların dişleri kırılmadıkça ısırmaya devam edeceklerdir. Azılı düşman, Yahudiliğin ilk emri; “öldürmeyeceksin” olmasına rağmen, bir kez daha sahnede rolünü oynarken, kıyamete kadar geçerli olacak olan şu ayeti iyice düşünmeli ve kulaklarımıza küpe yapmalıyız: “Kuşku yok ki iman edenlerin, insanlar içinde en amansız düşmanlarının Yahudiler ve şirk koşanlar olduğunu göreceksin... (Maide Suresi; 82). Onlar bu düşmanlıklarını Hz. Muhammed (s)’e yaptılar. Osmanlılara yaptılar. Bugün de onların torunlarına yapıyorlar ve yapmaya devam edeceklerdir. Bize düşen en azından: “Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer” hadisi şerifince bu derin acıyı maddi ve manevi olarak hissedebilmektir. (Buhârî, Edeb 27)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zekeriya Özalp - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Baba Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Baba Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Baba Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Baba Haber değil haberi geçen ajanstır.




Gaziantep Haber