Reklamı Kapat

GAZNELİ MAHMUD'UN DUASI

 
Sultan Mahmud henüz çocukluk dönemlerinde bile kararlılık –kararlılık insanları amaçlarına ulaştıran şeydir- sahibiydi. Gençlik yıllarına kadar sürekli kitap okumakla meşgul olup hocalarından ilim tahsil etti. İlmi tartışma ve münazaralardan hoşlanır, her zaman hakkın tarafında olurdu. İslam dinine yürekten bağlıydı. Peygamberlerin ve geçmiş padişahların tarihlerini okumaktan çok hoşlanırdı. On yedi yaşında babası onu hapsettiği zaman, Hindistan padişahı ona bir elçi göndererek “yanıma gel, seni evlendireyim ve Hindistan’ın 12 bin fersahlık bir bölümünü hâkimiyetin altına vereyim” dedi. O, bizzat kendi eliyle yazdığı mektupta ona şöyle cevap verdi: “Ey köpek, bana memleket vermek senin ne haddinedir! Gerçi Hüdavend (sultan) babam iki üç günlüğüne bana kırılmıştır. Benimle hoş olduğu ve bana destek verdiği zaman, Yüce Allah’ın gücü ve Hüdavend babamın gölgesiyle yanıma biraz asker alıp senin üzerine yürüyeceğim. Seni yakalayarak kafanın derisine saman dolduracağım. Eşini ve çocuklarını esir ve köle yapacağım. Hindistan’da cami inşa edip orada hutbe okutacağım.” Mahmud, babasının vefatından sonra bu söylediklerini aynen yerine getirdi.
Gazneliler devletinin en büyük ve değerli hükümdarlarından biri olan Sultan Mahmud, Hindistan’a çeşitli seferler düzenlemişti. Bu seferlerden birinde çok şiddetli bir direniş ile karşılaşmış, zafer kazanacağından şüpheye düşmüştü.
Tam bu zor durumda iken Allah’a şöyle yalvardı:
– Ey Rabbim, bu savaştan galip çıkarsam, aldığım bütün ganimetleri yoksullara dağıtacağım.
Sonunda Sultan Mahmud galip geldi ve çok kıymetli ganimetlere sahip oldu. Gazne’ye döndüklerinde elde ettikleri bütün ganimetleri yoksullara, muhtaçlara dağıtmaya başladı.
Fakat bazı vezir ve komutanlar araya girip;
– Aman Sultanım ne yapıyorsunuz, bunca değerli ganimetler, altınlar, inciler fakir fukaraya dağıtılır mı? Hem onlar bunların kıymetini ne bilecek? Üstelik devletin hazinesinin bunlara ihtiyacı var.
Sultan Mahmud bunu Allah’a verdiği sözün gereği olarak yaptığını, kendisi için bir adak olduğunu söyledi. Adamları yine itiraz ettiler:
– Efendimiz önemsiz olanları dağıtın, değerli olanları hazineye ayırın, bütün memleketin bunlara ihtiyacı var.
Sultan Mahmud’un kafasını karıştırdılar. O zamanda Gazne’de yaşayan, doğruyu ve hakkı kellesi pahasına söylemekten çekinmeyen alim ve fazıl büyük bir zat vardı. Sultan Mahmud onu çağırtıp durumu anlattı ve fikrini sordu O büyük zat şöyle dedi:
– Sultanım bunda kararsızlığa düşecek bir taraf yok. Çok basit bir tercih karşısındasınız. Eğer Allah’a bir daha işiniz düşmeyecekse hemen adamlarınızın dediğini yapın, ganimetleri hazineye koyun. Ama Allah’a tekrar işiniz düşecekse verdiğiniz sözü tutun, adağınızı yerine getirin, ganimetleri yoksullara dağıtın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Senaullah İkier - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Baba Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Baba Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Baba Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Baba Haber değil haberi geçen ajanstır.